Duygusal merkez
- Lale Yılmaz
- 24 Nis 2022
- 1 dakikada okunur
Fiziksel olarak yaşamla, dünyayla buluşacağımız o an’a kadar anne karnında geçirdiğimiz 9 ayı düşündüğünüz oldu mu hiç?
Ne kadar da güvenli, sıcak temasın olduğu bir yerdir değil mi? Anne karnından sonraki süreç artık bize aittir ve belli bir dönem sonra tüm sorumluluk bizdedir. Bedenimizin her bir parçası ve sorumluluğu bize aittir. Duygularımızı fark etmeye başladığımız dönemden itibaren bedenimizde farklı yerlerde farklı hisler keşfetmeye başlarız.
Özellikle de karın bölgesinde.
Bu bölge duyguların merkezi kök bölge olarak da adlandırılır.
Duygusal değişimlerimizi duygusal merkez olan bu bölgede çok rahat hissedebiliriz.
Öfkeli, kaygılı, kızgın, korkmuş, üzgün olduğumuzda elimiz bu bölgeye doğru gider farkında olmadan.
Midem kasılıyor, karnıma bir ağrı saplantı gibi söylemlerde bulunuruz.
Keyifli, neşeli, hatta âş

ık olduğumuzda bile karın bölgemizdeki hisler devreye girer. Midemde kelebekler uçuşuyor, gülmekten karnıma ağrılar girdi cümleleri tanıdık geliyor mu?
Göğüs kafesinden kasık kemiğine dek uzanan, güçlü kaslardan oluşan karın bölgesi bedenimizin ön kısmını korur. Güven duymak istediğimizde, zarar göreceğimizi düşündüğümüz durumlarda bu bölgemizi örterek ya da kasarak, sertleştirerek kendimizi korumaya çalışırız. Böyle olunca tüm duygu akışı engellenmiş oluruz.
Duygusal merkezimiz olan karın bölgesi doğuda “varlığımızın özü”, batıda ise “cesaretle”
İlişkilendirilir.
Bu bölgenin güçlü ve dengeli olması yaşam içindeki gücümüzle de bağlantılıdır. Bu bölgenin zayıf olması ise umutsuzluğa yol açmaktadır.
Diyafram nefes çalışmaları ile bu bölgedeki nefes alışkanlıkları değiştirilerek güçlendirebilir.
Yoga, Tai Chi çalışmaları güçlenmeye destek olan çalışmalardır.
Derin nefesler alarak yaşam enerjisini içimize doldurarak, nefes verişle de toksinlerden ve bedenimizdeki gerilimden kurtulabiliriz.
Özellikle karın bölgesinde doğru nefes tekniklerini öğrenmek, düzenli pratik etmek önemlidir.
🌷
Comments