Ego ve nefes dengesi
- Lale Yılmaz
- 26 Haz 2022
- 2 dakikada okunur
Ego ve nefes ilişkisine bakmadan önce egonun anlamına bakmakta fayda var.
Ego kelimesi Latinceden gelir. Latince’deki karşılığı “ben” anlamındadır.
Sigmund Freud'la özdeşleşen bir psikanaliz terimi olan ego; “insanın kişisel özelliklerini koruyarak bilinçaltı isteklerinden bazılarına izin verme hali” diye de tanımlanmaktadır.
Peki egosuz insan olur mu?
Cevap” HAYIR”. Çünkü ego, yani benlik duygusu aslında herkesin doğasında var. Egosal problemlerde kişi kendi istekleriyle toplum tarafından algılanma biçimi arasındaki çelişkiyi hesap edemiyor. Bazen yüksek ego, bazen de düşük egodan oluşan problemlere maruz kalınıyor.
Ego kelimesi günlük hayatta, sıklıkla karşımıza çıkıyor. Çoğunlukla da olumsuz anlam algısı yaratıyor. Ancak egodan bahsedildiğinde her ne kadar insanların aklına olumsuz şeyler gelse de herkesin doğasında ego olduğundan tekrar bahsetmek isterim.
Ego insanoğlunun dış dünya ile uyum içerisinde yaşamasını sağlayan zihinsel işlevler bütünüdür Ego dış dünyanın gerçekleri ve iç dünyanın haz arayışı arasında dengeyi sağlayan araçtır.
Ego (yani ben), insanın kendine özgü ruhsal ve bedensel bütünlüğünün ve bunun zihinsel algılanışının genel ve soyut adıdır. Egonun yapısı gerçeklik ilkesinin baskısı altındadır, fonksiyonu ise kişiliğin korunması, gerçeğe uyum ve çatışmaların çözümlenmesidir.
Ego bir şeylerle veya birileriyle çatışma içinde olmaya ihtiyaç duyar. Sürekli huzuru, mutluluğu, sevgiyi arar. Ama bunları bulduğunda da mutsuzluğa olan bağımlılığını da arar. Çelişkili bir durum gibi görünüyor uzaktan bakınca. Egosal benlik duygusu çatışma gereksinimi duyar. Çünkü “bu benim” veya “bu ben değilim” çatışmalarının içindeyken ayrı bir kimlik duygusu güçlenir. Aslında mutsuzluğun temeline baktığımızda yaşam koşullarından öte, zihin koşullanmaları ağır basmaktadır.Hemen hemen her ego, içinde az ya da çok kurban kimliği barındırır. Bazı insanlar öyle güçlü tutunurlar ki bu kimliğe egolarının merkezi haline gelir. Yakınma, tepkisellik benlik duygularının temelini oluşturur. (Egosal benlik(E.Tolle)
Bu yapıdaki insanların nefes alışkanlıklarına baktığımızda egosunun, kurban kimliğinin izlerini gözlemleyebiliriz.
Kurban olma durumu, acıya endeksli yaşama arzusu ile bulunduğu durumu koruma arzusu yetersiz nefes alışverişini ortaya çıkaran etkenlerdendir.
Sürekli yakınma ve kendisini kurban olarak görme eğiliminde olmasından dolayı ilişkide olduğu kişilerin egolarındadır dikkati. Kişinin kendi egosundaki düzensizlik nefes alışverişlerini de düzensizleştirmektedir. Tüm yakınmalar ve tepkilerde haklı çıksa bile kendisi için düşüncelerden oluşan bir hapishane yaratmış gibidir. Zihinsel hapishanenin içinde rahat nefes alabilmek veya kendisine yaşattığı zararın farkında olduğundan da söz edemeyiz. Zihnin tuzakları devrededir ve buna bağlı olarak nefesi de düzensizleşmiştir.
Dışarıdan gelen sorunlar, içsel sorunların uzantısıdır. Kurban kimliği ile olan duygusal bağlantınızı hissetmek ve onu dingin bir şekilde gözlemleyebilmek için doğru nefes alıp vermek son derece önemlidir. İçsel halinize tanık olabilmek için tüm mevcudiyetinizle gözlemci olabilmek, yargısız bir biçimde açıkça bakabilmek çok kıymetlidir.
Nefes teknikleri; yargısız ve açık bir şekilde gözlemleme becerileri ve bütünsel ihtiyacın karşılanması için bir reçete sunar. Diyaframdan alınan bütünsel nefesler düşünceyi sessizliğe ve sakinliğe getirir. Bilinçli bir şekilde diyafram kullanarak alınan bütünsel nefesler, nefes döngüsünü yavaşlatır. Bu şekilde sempatik ve parasempatik sinir sisteminin dengesi oluşur. Sessizliğin ve dinginliğin farkına vardığınızda, içsel dingin, uyanık hal ortaya çıkar.
Siz o anda ve orada mevcut olursunuz…
Lale Yılmaz
26.06.2022

댓글